TEVBE ETMEMEK – 3

 

 

Tevbe istiğfar

 

TEVBE ETMEMEK – 3

 

 

Ehl-i sünnet âlimlerinin (rahime-hümullahü teâlâ) sözbirliği ile olmıyan bildirdiklerine uymayan inanışa (Bid’at) ve (Dalâlet) denir. Küfürden sonra en büyük günah bid’at sahibi olmaktır.

 

Bunlardan, bid’atini yaymak için, müslümanlara bulaştırmak için çalışanların günahı katkat daha çoktur. Hükûmetin bunları ağır cezâya çarptırması, âlimlerin sözle ve yazı ile nasihat vermeleri, câhillerin de, bunlarla görüşmemeleri, kitaplarını ve mecmû’alarını okumamaları lâzımdır. Bunların yalanlarına, iftirâlarına, heyecanlı ve ateşli sözlerine aldanmamak için çok uyanık olmalıdır.

 

Şimdi mezhepsizler, câhiller ve çeşidli ismler altında ortaya çıkmakta olan sahte tarîkatçılar, yalancı şeyhler, bozuk îtikadlarını, sapık inanışlarını yaymak için, her türlü vâsıtaya başvuruyorlar. Müslümanları aldatmak ve ehl-i sünneti ezmek, yok etmek için, nefslerinin ve şeytanın yardımı ile akla ve hayâle gelmiyecek tuzaklar, oyunlar hazırlıyorlar. Mâllarını, milyonlarını sarf ederek, ehl-i sünnete karşı soğuk harblerini sürdürüyorlar. Gençlerin, islâm dînini, hak yolunu, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından okuyup öğrenmeleri lâzımdır.

 

Öğrenmiyen, küfr, bid’at ve dalâlet sellerine yakalanıp boğulur. Dünya ve âhıret felaketlerine sürüklenir. [Hakîkat Kitâbevi, yalnız Ehl-i sünnet kitâblarını neşr etmektedir. Bu kitâbları alıp okuyanlara müjdeler olsun!] Bid’at sahiplerinin liderleri, Kur’an-ı kerime yanlış, bozuk mânalar veriyorlar.

 

 Bu mânaları ileri sürerek, sapık düşüncelerini âyet ile, hadis ile isbât ettiklerini ileri sürüyorlar. Ancak, ehl-i sünnet kitâblarını okuyarak, hakkı anlıyanlar, bunlara aldanmaktan kurtulur. Hakkı bilmiyenlerin, bunların dalâlet girdâblarına, tuzaklarına düşmemeleri imkânsız gibidir. Bunların sapık inanışları, Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde açıkça bildirilmiş olan ve müctehid imamların sözbirliği ile bildirdikleri ve müslümanlar arasına yayılmış îman bilgilerine uygun olmazsa, kâfir olurlar. Küfrün bu türlüsüne (İlhâd) ve kendilerine (Mülhid) denir. Mülhidlerin müşrik oldukları, yâni kitapsız kâfir sayıldıkları akâid kitaplarında yazılıdır.] 

 

Bid’at sahiplerinin, mürtedlerin de, tevbeleri kabûl olur. Bunların tevbe etmeleri için, Ehl-i sünnet îtikadını kısaca öğrenip inanmaları, sapık îtikadlarına pişman olmaları lâzımdır. 

 

Farzlara önem verip, tembellikle yapmıyan kimse, mürted olmaz. Îmanı gitmez. Fakat, bir farzı yapmıyan müslüman, iki büyük günaha girer. Birincisi, o farzın vaktini ibâdetsiz geçirmek yâni farzı geciktirmek günahıdır. Bunun affolması için tevbe etmek, yâni pişman olmak, üzülmek, bir daha geciktirmiyeceğine karar vermek ile olur. İkincisi, bu farzı terk etmek, yapmamak günahıdır. Bu büyük günahın affolması için, bu farzı hemen kaza etmek, yâni vaktinden sonra hemen yapmak lâzımdır. Kazayı geciktirmek de, ayrıca büyük günah olur. 

 

-devam edecek-

 

 

 

Ana Sayfa için Lütfen Tıklayınız.

 

 

 İSLÂM AHLAKI Kitabından alınmıştır.Okumak için lütfen tıklayınız.

www.ahmed-ercan.spaces.live.com

Soru-Cevap

TEVBE ETMEMEK – 2

 
 

Bugünkü sohbetti dinlemek için lütfen tıklayın:

 Aşırılıklardan Uzak Olmalı mp3

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s